İş Güvenliğinde Ciddi Tehlike: Uygun Olmayan Donanımlar Tespit Edildi

Çalışma hayatında çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülen denetimler, iş yerlerindeki ihmalleri gözler önüne serdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, geçtiğimiz yıl boyunca sürdürdüğü denetim faaliyetlerinde, çalışanları koruması gereken kişisel koruyucu donanım ürünlerinin önemli bir bölümünün güvenli standartlara uymadığını belirledi. Denetimlerde, baret, iş maskesi, eldiven ve ayakkabı gibi temel iş güvenliği ekipmanlarından oluşan 273 farklı ürünün uygunluk kriterlerini taşımadığı tespit edildi. Bu ürünlerin piyasaya sürülmesiyle birlikte, çalışanların can güvenliği ciddi ölçüde tehlikeye atılmış oldu. İncelemeler sonucunda, sorumluluğu bulunan 78 işletme hakkında işlem yapıldı ve toplamda 12 milyon 858 bin lira idari para cezası uygulandı. Bu durum, işverenlerin kişisel koruyucu donanım konusunda daha bilinçli ve sorumlu hareket etmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.

Denetimlerin Odağında Çalışan Sağlığı Var

Kişisel koruyucu donanımlar, iş kazalarına karşı en etkili önlemler arasında yer alıyor. İş güvenliği bilincinin temel taşlarından biri olan bu ekipmanlar, özellikle sanayi, inşaat ve üretim gibi riskli sektörlerde çalışanların fiziksel bütünlüklerini korumada hayati önem taşıyor. Bu ürünler, bir nevi çalışan ile tehlike arasındaki son bariyer olarak görev yapıyor. Ancak sadece kullanılıyor olmaları yeterli değil; bu ürünlerin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde üretilmiş olması büyük bir zorunluluk.

İş güvenliğine yönelik piyasa gözetimi ve denetimi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorumluluğunda bulunuyor. Ürünlerin ithalat aşamasında ise denetimler Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştiriliyor. Bu iki bakanlık arasındaki koordinasyon, iş güvenliği açısından ciddi bir filtreleme süreci oluşturuyor. Denetimlerde, ürünlerin üzerinde bulunması gereken “CE” işaretinin olup olmadığına dikkat ediliyor. Bu işaret, ürünün Avrupa Birliği direktiflerine uygun üretildiğini ve belli güvenlik testlerinden geçtiğini gösteriyor. Ancak piyasaya sürülen birçok ürünün bu işareti taşımadığı ya da sahte olarak etiketlendiği tespit edildi.

Standart Dışı Ürünler Piyasadan Toplatıldı

Geçtiğimiz yıl boyunca gerçekleştirilen kontrollerde, standartların gerisinde kalan birçok ürün piyasadan toplatıldı. Özellikle işçi sağlığı açısından kritik öneme sahip olan baret, toz maskesi, iş ayakkabısı ve eldiven gibi donanımların bazıları, ne yazık ki temel güvenlik koşullarını dahi karşılamıyordu. Bu durum yalnızca çalışanlar için değil, işverenler açısından da ciddi bir risk anlamına geliyor. Çünkü kullanılan ürünlerin kusurlu veya dayanıksız olması, olası bir iş kazasında daha ağır sonuçlara ve yasal sorumluluklara neden olabilir.

Denetimler sonucunda, piyasaya bu standart dışı ürünleri süren firmalar tespit edilerek yasal işlem başlatıldı. Toplamda 78 işletme, güvensiz ürün satışı gerekçesiyle cezalandırıldı. Her biri farklı kalemlerde olmak üzere toplam 12 milyon 858 bin lira para cezası uygulandı. Bakanlık yetkilileri, bu denetimlerin düzenli olarak devam edeceğini, güvensiz ürünlerin piyasadan tamamen temizlenmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Öte yandan, işverenlerin sadece maliyet odaklı değil, çalışan güvenliği ve sağlığı öncelikli bir bakış açısıyla hareket etmesi gerektiği de yapılan açıklamalarda vurgulandı. Çünkü güvenli bir çalışma ortamı, yalnızca mevzuat gereği değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olarak da kabul ediliyor. Bu bağlamda, iş yerlerinin kişisel koruyucu donanımları temin ederken güvenilir üretici ve tedarikçileri tercih etmeleri, standartlara uygunluk belgelerini mutlaka sorgulamaları gerekiyor. Aksi takdirde yalnızca idari yaptırımlar değil, aynı zamanda telafisi mümkün olmayan kazaların da yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.

Tarım Girdi Fiyatlarında Artış Hızı Yavaşlıyor Tarım Girdi Fiyatlarında Artış Hızı Yavaşlıyor

Görünen o ki, iş güvenliği sadece alınan önlemlerle değil, bu önlemlerin gerçekten işe yarayıp yaramadığına dair sürekli denetim ve takip süreçleriyle sağlanabiliyor. Çalışanların sağlığını ve hayatını riske atan her unsurun karşısında durmak, yalnızca devletin değil, her işverenin ve yöneticinin sorumluluğu. Geçtiğimiz yıl yaşanan bu olaylar, iş güvenliği konusunda daha bilinçli ve sorumlu bir yaklaşımın artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kaynak: Haber Merkezi